SEO’da 2016’nın Gündemi

Ümit Yılmaz‘ın davetiyle birlikte, Digital Age Şubat 2016 sayısı için SEO’da 2016’nın gündemini konuştuk. İlgili söyleşide harika insanlar; İlyas Teker, Yiğit Konur, Aykut Aslantaş, Ata Gür, Serbay Arda Ayzit, Uğur Eskici ve Ümit Mustafa da yer aldılar.

Digital Age için yazdığım görüşlerimin tam metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

2016-SEO-Gundemi

Markaların neden SEO’yu seçmesi gerek?

Varolabilmek…

Hepimizin aynı zamanda birer tüketici olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak, çok sorduğumuz, çok aradığımız ve çok hızlı tükettiğimiz günleri ardı ardına sıralıyoruz. Böylesine bir sürecin içerisindeyken ve değişen alışkanlıkları da hesaba kattığımız zaman kullanıcıların “aramayla” başlayan deneyimlerinin sayısı büyük bir hızla artıyor.

Kullanıcı deneyimlerinin bir parçası olabilmek, daha fazla görünebilmek ve daha çok kişiye ulaşabilmek için markaların adım atması gereken kanaldır SEO. Bir yatırım aracı olarak kullanılabilecek, aynı zamanda varolan potansiyele sahip çıkmayı gerektiren ve kattığı değerin ölçümlenmesi mümkün olan bu kanalın efektif bir şekilde kullanılabiliyor olması, dijital pazarlama faaliyetleri için de bir gereklilik konumundadır.

SEO’nun bir kara kutu olmaması ve pazar analizlerinin açık & net sonuçlar verebiliyor olması, katma değerin ne olabileceğine yönelik tahminlerin yapılabilir durumda olmasına olanak sağlamaktadır. Kullanıcıların, hızla tükettiği bir dünyada varolabilmenin getirisini ön görebilmek, geleceğe yatırım yapabilmek ve pazar analizleriyle birlikte rakiplerin durumundan haberdar olup adım atabilmek, stratejik planlamayı da beraberinde getirecektir.

Markalar temelde varolabilmek için adım attıkları bu dünyada, sürekli büyüyen bir yatırım sahibi konumuna gelirken, aynı zamanda rakiplerinin önüne adım atabilecekleri stratejik kararlar verebilen bir yapıya bürünebilme şansına sahip olabilmektedir. SEO yardımıyla önce varolan, sonrasında sürekli büyüyen bir yatırım sahibi olan markalar aynı zamanda doğru işleyen bir dijital pazarlama dinamiğine de sahip olacaklardır.

2016’da SEO ve markalaşma anlamında ne gibi değişiklikler meydana geleceğini öngörüyorsunuz?

Arama motorlarının temel prensibi, en doğru sonucu, en güncel haliyle ve en hızlı şekilde kullanıcılara sunabiliyor olmaktır. Arama motorlarının geliştirdiği tüm algoritmalar bu temel prensibe dayanmaktadır. Her şeyin temelinde ve özünde kullanıcıların yer aldığı bir dünyadayız. Bu yüzden, kullanıcılar neredeyse, markalar da orada olmalıdır.

Varolbilme çabası dahilinde yapılacak çalışmalar kullanıcı odaklı, hizmet etmeyi benimsemiş ve temelinde kullanıcıyı aldatmayacak bir yapıya sahip ise sonuçlar oldukça verimli olacaktır. Arama motoru optimizasyonu çalışmalarını hayata geçirirken, algoritma gölgelerinden korkmak yerine kullanıcıya hizmet etmeyi birinci görev haline getirebildiğiniz ölçüde güzel sonuç alabilmeniz mümkündür. Attığınız adımlar kullanıcı odaklı olduğu sürece var olan ve var olacak tüm algoritmalardan olumsuz etkilenmeniz söz konusu olmayacaktır. Odağın kullanıcı olduğunu hiç bir zaman akıldan çıkarmamak gerekmektedir.

Odak nokta kullanıcı ise, değişen tüketici davranışlarını da benimsemek önemli adım olacaktır. Kullanıcıların kullandığı cihaz & platform kırılımlarının çoğalması hayatımıza “Deep Link”, “App-Indexing” ve “App Streaming” gibi kavramların girmesine neden oldu bile. Geçen seneye paralel olarak bu sene APP optimizasyonunun biraz daha fazla ağırlıkta olması öngörülebilen bir alan konumundadır.

2016’ya giriş yaptığımız bu günlerde, geriye dönüp baktığımız zaman yeni teknolojiler ile SEO’yu dahil edip yaratıcı fikirler geliştirilebilir mi?

Yeni teknolojileri yakalayıp, entegre fikirlerle adım atabilmek için gelişmeleri oldukça yakından ve sıkı bir şekilde takip etmek gerekmektedir. Yayınlanan patentleri inceleyip, amaçlarını sorgulayıp & anlayıp adımlar atmak mantıklı bir seçimdir. Bununla beraber arama motorlarının çalışma prensiplerini iyi benimseyip, arama motorlarının sonraki adımlarını öngörüp hareket etmek de bir seçenek olarak akılda kalması gerekendir.

İki seçenek de kabul edilebilir, mantıksal bir yaklaşım olsa da, sektörel tecrübe ve öngörü yetisi kritik önem taşımaktadır. Sektörü yakından takip etmiş, gelişmeleri anbean izleyip, çıktılarını belirli bir sonuçla bağdaştırmış kişiler, yaratıcı fikirleriyle yenilikçi yaklaşımlarla pek tabii boy gösterebilirler.

Türkiye’de markaları ve çalışanları bilinçlendirmek anlamında SEO ile neler yapılması gerekmektedir?

Senelerdir SEO’nun geliştiğini, değiştiğini ve artık ülkemizde de değer gören bir kanal olduğunu söylüyor olsak da bu durum bilinç ile -ne yazık ki- doğru orantılı değil. Değişimin ve gelişimin hızlı olduğu bu kanalda marka ve marka çalışanlarının hala old school yöntemlerde takılıp kalmaları aslında temele inilmesi gereken potansiyel bir problemi işaret etmektedir.

İlk günden doğru bilinci ve hareket alanını aşılayabilmek için, Google’ın yayınladığı, “Doğruluğundan emin olduğumuz on şey” başlıklı şirket felsefesini marka çalışanlarına doğru bir şekilde aktarabilmek gerekiyor. Yer alan 10 madde her ne kadar Google’ın şirket felsefesi olsa da, tüm arama motorlarının neden var olduklarını hatırlatan ve çalışmalara sınır olabilecek bir bakış açısına sahiptir.

Marka yöneticileri ve çalışanları, arama motorlarının varlık sebeplerini iyi benimser, nereden gelip nereye yöneldiklerini iyi bir şekilde algılayabilirlerse, yapacakları çalışmalar ve/veya SEO bakış açıları da bu yönde olacaktır. Marka çalışanlarını doğru bakış açısında tutabilmek adına da, doğru bilgiye ulaşabilecekleri içerikleri üretmek ve sunmak da bizim sorumluluğumuz altında.

Dijital pazarlama alanında kendini geliştirmek isteyen ve bu alanı merak eden kitle için SEO’nun önemi sizce nedir?

Dijital pazarlama, tıpkı diğer sistemler gibi, çarkların uyum içinde çalışmasıyla birlikte hareket edebilen bir sistem. Bir kanalı sisteme dahil edip, diğer kanalı hariç tutmak çok da mantıklı bir seçenek olmayacaktır. Bu yüzden organik kanala, hem abartmadan hem de küçümseden, optimum değerde önem veriliyor olmalıdır.

Dijital pazarlama kanallarına ait stratejik kararları doğru olarak verebilmenin yolu, tüm kanalları iyi bilebilmekten geçiyor şüphesiz. Bu yüzden en azından, SEO’nun nasıl bir katma değer sağlayabileceğini ve/veya hali hazırda sahip olunan değerinin ne kattığını hesaplayabilecek düzeyde SEO biliyor olmak doğru adımların atılmasına yardımcı olacaktır.

SEO’nun eksik kalacağı bir düzende, bir çark sürekli aksayacak ve optimum hıza erişmek imkansız olmasa da hem uzun sürecek hem de daha çok yakıt harcanmasına sebep olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir